|
|
Güney Afrika'lı başarılı oyuncu tüm güzelliği ile yeni filmi "Hancock"la hayranlarının karşısına çıkıyor!
"Bence herkes kendinin farklı olduğunu düşünür. Kendinizi farklı hissettiğiniz bir dünyada yaşamak kolay değil!"
Seni ilk başta "HANCOCK"ın senaryosuna çeken neydi? Daha okur okumaz sizde yer eden bir şey var. "Hancock" hakkında size şunu söyleyebilirim; bence Will Smith bu filmle bağımsız sinemacılık ve büyük bütçeli yapımlar dünyasıyla ilgili bir kavramı yıkacak. Faturalarınızı büyük bütçeli filmler sayesinde ödediğiniz, oyuncuların büyük filmleri sadece yüklü para almak için yaptıkları görüşü hakim. Will bu yanlış algıyı tek başına değiştirecek çünkü elindeki malzeme kesinlikle bağımsız sinemacılıktan kopuk değil. Gerçekten yetenekli insanlarla çalıştı. Bu filmde benim için en çarpıcı olan şey de buydu. Ayrıca, karakterlerin içinde bulundukları çatışmalar çok hoşuma gitti.
Gerçekten de senin için her proje benzersiz olmak durumunda mı? Dürüst olmam gerekirse, benim için hikâye her şey demek. Ben bir hikâye anlatıcısıyım ve iyi hikâyeleri anlatmak isterim. Anlatmak istediğiniz hikâyeler iyi bir sahne bulduğunuz yerde kendilerini sizin elinize bırakırlar. Öte yandan, iyi hikâyeler, iyi karakterlerle ayrılmaz bir bütün oluştururlar. İyi karakterler olmadan iyi bir öykünüz de olamaz.
Hancock hatalar yapan bir süper kahraman ama bizler kahramanlarımızın hata yapmasını istemediğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Sence film bu konu üzerinde nasıl bir açıklama getiriyor? Adeta bununla beslenir olduk, öyle değil mi? Birçok derginin hatalardan beslendiğini görüyoruz, neredeyse moda oldu. Ünlü insanların iç çamaşırsız gezdiğini, belaya bulaştığını ya da tutuklandığını görmekten hoşlanıyoruz. Bilemiyorum. Çok yakından tanıdığımız, hareketleri önceden kestirilebilen, tipik bir süper kahramanın alınıp insani şartlar içine konması fikrini kendime yakın buluyorum. Bu filmde karşımızda uzun süredir süper kahramanlık yapan bir adam var. Artık tekdüzelikten yorulmuş olduğu için içki içiyor, genç kızların poposunu ellemekten hoşlanıyor.
Filmde Jason Bateman'ın eşini oynuyorsun. Sen bu rolde hikâyeye katkı sağlayan ne gördün? Her şey hikâyede! Kendisi için bilinçli bir şekilde, bu kadar belirli bir hayat çizmek isteyen birinin genelde karanlık bir sırrı vardır. Mary de öyle biri. Kendini tanıyor; kim olduğunu ve neler yapabileceğini biliyor. Böyle kadınları oynamayı çok karmaşık bir iş olarak görüyorum. Evli ve çocuklu kadınların muhtemelen sanıldığı kadar memnun olmadıklarına dair ruhlarının derinliklerinde bir korku barındırmadıklarına inanmak isteriz. Hancock, Mary'nin hayatına girdiğinde de bu durum kanıtlanıyor. Genç kadının hayatta korktuğu her şey karşısına çıkıyor. Hancock'la adamla aralarında muazzam bir elektrik var. Bu durum Mary'nin hayatını tepetaklak ediyor.
Film, biraz tuhaf biçimde, toplumun insanları farklı oldukları için nasıl ayırması gerektiğine de parmak basmıyor mu? Çok ama çok büyük ölçüde bununla alakalı. Farklıymış gibi hisseden bir süper kahraman yaratma fikri bence birçok kişinin özdeşleşebileceği bir şeydir. Dürüst olmak gerekirse, her birimiz kendimizi azıcık da olsa farklı hissederiz. O zaman konu, insanların bu farklılıkları nasıl yargıladıklarına geliyor; kendinizi farklı hissettiğiniz bir dünyada yaşamak kolay değil.
|
|
|
|
|
| =$footer;?> |
|
|