|
Marsel İlhan gibi antrenman yapabilirsiniz
O, Türk tenis dünyasının adeta göz bebeği... Kazandığı başarılarla göğsümüzü kabartan Türkiye'nin bir numaralı raketi, idman tekniklerini sadece FHM okurlarıyla paylaşıyor!
Özbekistan'da doğan ve altı yaşındayken anneannesinin büyük ısrarları sonucu tenise başlayan Marsel İlhan, günümüzün en başarılı sporcularından biri... 46 yıl aradan sonra Nazmi Bari'nin başarısını tekrarlayıp -ki o yıllarda davetiyeyle katılma hakkı vardı, Marsel ise, elemeleri geçip başarı kazandı- ana tabloya çıkan başarılı tenisçi idman rejimini, beslenme alışkanlıklarını ve kendine has tekniklerini, spor ve sporcunun yegane dostu FHM'le paylaşıyor. Senede 25-30 arası turnuvaya katılan, senenin büyük kısmını yurt dışında geçiren Marsel'e ulaştığımızda, bir an olsun yanından ayrılmayan antrenörü Can Üner, Türkiye'de bulunduğu zamanlarda desteğini esirgemeyen antrenör Cem Bayram ve kondisyon konusunda tek yetkili Mehmet Uzunyol'u da tenis aşığı Yeşilyurt Spor Kulübü'nün büyülü atmosferinde tanımış olduk.
Marsel İlhan, 2004'te Türkiye'ye adım atıyor ve 2006 yılında profesyonel tenis turnuvalarına katılarak dünya 1320.'liğinden, dünya 155.'liğine kadar yükseliyor. Yıldız tenisçinin oynama stili, sert zemin sever ve agresif baseline niteliğinde... Kendisine örnek aldığı tenisçi ne Nadal, ne de Federer. Kafelnikov'un stiline taptığını belirten Marsel İlhan, "Bugünlere kadar gelebilmemdeki en önemli etken, antrenörlerimin bana olan sonsuz inancı sayesindedir" diyerek başarısının altında yatan etkenlere büyük bir alçakgönüllülükle açıklık getiriyor. Kaybettiği önemli maçlardan sonra 1-2 gün kendine gelemediğini öğrendiğimiz Marsel, maç esnasında düşüş yaşamamak için her zaman kendini telkin etme yolunu seçiyor. "Ben çoğu maçımı geriden gelerek kazandım. Tenis oynarken pozitif olmak zorundasınız, küçük bir kopukluğa dahi yer yok" diyor.
İsterseniz lafı daha fazla uzatmadan, günde 6 saat antrenman (4 saat tenis, 2 saat fitness) yapan Marsel İlhan'ın önerdiği egzersizlere ve tükettiği yiyecekleri inceleyelim...
Fotoğraflar: Barış Özçetin Yazı: Jeffy Ancel
|
|